Sonu Gelmeyen Sayı: Pi | BİLGİ HAZİNESİ
Buradasınız: Ana sayfa » Matematik » Sonu Gelmeyen Sayı: Pi

Sonu Gelmeyen Sayı: Pi

Eski Mısır, Babil, Hint ve Yunan uygarlıklarında varlığı ve hatta değerinin 3′ün biraz üzerinde olduğu bilinen Pi sayısının adı, geometrik şekiller için kullanılan “çevre” teriminin Yunanca’daki karşılığından geliyor; daha doğrusu, bu sözcüğün ilk harfi olan π karakterinden.
İlk kez 1706′da William Jones tarafından kullanılan bu sembolün yaygınlaşmasını sağlayan kişi ise İsviçreli matematikçi Leonhard Euler oldu.

Matematikte önemli bir yeri olan Pi, bazıları için bir sabit sayı olmaktan çok daha öte. Öyle ki, Pi’nin basamakları arasında bir ilişki olup olmadığını ve bu basamakların belirli bir döngüyü takip eden diziler oluşturup oluşturmadığını anlayabilmek için uğraşan ve yaşamlarını bu amaca adayan birçok matematik tutkunu var.
Konu Pi sayısının basamaklarından açılmışken, “basamak çılgınları”ndan bahsetmeden geçmek olmaz. Bilindiği kadarıyla, bu furyayı başlatan kişi, 1706′da Pi’nin ilk 100 basamağını hesaplamayı başaran John Machin’di. Daha sonra 1947′de D.F.Ferguson da hesap makinesi yardımıyla Pi’nin 808 basamağını hesapladı. Ama bu konudaki esas atılım, bilgisayarların hayatımıza girmesiyle yapıldı. 1945′te kullanıma açılan ENIAC, 1949′da 70 saatlik bir işlem sonucunda Pi’yi 2037 basamağına kadar hesapladı. Bu konuda şimdilik son rekorsa, 199′te bilgisayar yardımıyla Pi’nin 3.221.200.000 basamağını hesaplayan Yasumasa Kanada’ya ait.
pi
14 Mart gününün de Pi tutkunları için özel bir anlamı var. Dünya Pi Günü olarak kutlanan bu gün, tabiki üçüncü ayın ondördüncü günü olması nedeniyle özel olarak seçilmiş. Hatta bazıları işi biraz daha ileriye götürerek bu günde saatlerin 1:59:26′yı gösterdiği anı da Pi saniyesi olarak kutluyorlar.
TARİH BOYUNCA Pİ (∏)
Pi’nin hesaplanışına ilişkin ilk matematiksel çabanın göze çarptığı belge, İskoç araştırmacı Alexander Henry Rhind’in Mısır’ın Luxor kentinde satın aldığı bir papirüstü. Daha sonra Rhind Papirüsü olarak adlandırılan bu metinde 80′in üzerinde matematik problemi bulunuyordu ve 48 numaralı problemde Pi’nin hesaplanışına dair bir kural yer alıyordu. Bu kurala göre hesaplanan Pi değeri 3,1605 idi.
M.Ö. 1900-1680 arasına ait olan antik Babil tabletlerinde de bir çemberin çevresi ve yarıçapı arasındaki ilişkiye dayanarak Pi’nin değeri 3,125 olarak hesaplanmıştı.
Antik Yunan düşünürleri de Pi’nin değerini hesaplamak için çalışmalar yapmışlardı. İlk denemeler Anaksagoras’a aitti. Pisagor ise, tam bir değer vermemiş olsa da, Pi’nin değerinin alabileceği sayısal aralıkları tanımladı. Bu aralıklar üzerinde çalışan araştırmacılar, Pisagor’un 3,1418 civarında bir Pi değerine ulaşmış olduğunu düşünüyorlar.
264 yılında Çinli matematikçi Liu Hui, Pisagor’unkine benzer bir yöntem kullanarak Pi’nin değerinin 3,14159 olması gerektiği sonucuna ulaştı.
Bundan sonraysa matematikçiler önce Pi’nin hesaplanması için kullanılan geometrik yöntemleri analitik yöntemlere uyarlamak, daha sonra da Pi’nin basamaklarını hesaplamak için uğraştılar. Uğraş verenler arasında sayabileceğimiz en önemli isimler François Viete, John Wallis, James Gregory, Leibniz ve Newton.

Bu konuyu sosyal medyada paylaşın
Sponsorlu bağlantılar




ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Sıradaki Konu Başlıkları
******************

Etiketler:, ,




Yorum yapın

Benzer Konu Başlıkları
Sponsorlarımız
Son Eklenen Resimler
Sponsorlarımız